Film eleştirmeni, rolü ve film eleştirisi- Arzu Çevikalp

Ana sayfa » Film Eleştirmeni ve Rolü
Hizmetlerim

Film Eleştirmeni ve Rolü

Film eleştirmeni ve rolünü anlatmadan önce, söze “Film eleştirisi nedir?” diye başlamak istiyorum. Film eleştirisi, filmin değerlendirmeye, film üzerinde yargıya varılmak üzere, ele alınan filmin öğelerine ayrılmasına ve her öğenin ayrı ayrı incelenmesine göre yapılan bir iştir. Bunun da ötesinde bir meslektir. Bir filmi eleştirirken üzerinde en çok durulan noktalar filmin sinema sanatı ve uygulayımına getirdiği yenilikler, öbür filmler üzerindeki etkileri ve yönetmenin yapmak istedikleriyle sonuçta gerçekleştirdikleri arasındaki ilişkidir. Gerçek anlamda film eleştirme, film teorilerinden ya da yazınsal eleştiri biçimlerinden esinlenilmiş bir beyin fırtınasıdır.

Film eleştirmeni ve işlevi

Film eleştirmenin işlevi öncelikle filmi algılamada ve yorumlamadadır. Film eleştirmenin burada yaptığı çözümleme işlevi gerçekten de çözümleyicinin çözümleme işleviyle aynı değildir. Film eleştirmenin temel işlevi, bir sanat yapıtı, kültür ürünü ya da bir iletişim aracı olarak filmi anlamak, çözümlemek ve okurunu bilgilendirmek üzere düşüncelerini aktarmaktır. Görünürdeki gerçeklik aslında arkasında yatan daha derin anlam katmanlarına ulaşmamıza aracılık edecek olan bir görünüm sunmaktır. Film eleştirmeni bu görünümün ardına yatan gerçekliği araştırmaya girişmektedir. Bu yüzden iyi planlama ve anlaşmalar yapmak ya da seyircinin ilgisi filmin başarısını garantilemez. Çoğunlukla bir filmin başarısı film eleştirmenleriyle başlayıp bitebilir de… Eleştirmenler film kriterine dayanarak bir filmin değerini ilk biçenlerdir. Öte yandan ön gösterim yapıldıktan sonra izleyiciye bilet parasına değip değmeyeceği sorulur. Eleştirmenlere rağmen bir filmin popülerliğinde en önemli güç seyircidir. Filmin yıldız oyuncuları, konusu, yönetmeni, yılın hangi zamanında gösterime girdiği ve dönemin kültürel atmosferine dayanarak seyirci filmi izleyip izlemeyeceğine karar verir.

Film eleştirmeni

Film eleştirmeni, izleyicinin kendisini hangi kişiyle özdeşleştireceğini önceden kestirebilir



Çoğu zaman film eleştirmeni, izleyicinin kendisini hangi kişiyle özdeşleştireceğini önceden kestirebilir ve genellikle izleyicinin “iyi” ile “güzel” ile özdeşleşmek isteyeceği; “kötüyü “çirkini dışlayacağını sezmede güçlük çekmez.  Çünkü eleştiride haz, yargı ve öznellik ön plandadır.  Yunanca kelime olan “kritike”den türeyen eleştirinin öznel bir dille aktarılmasının yanı sıra, tartışmaya açık oluşunun, kolayca anlaşılabilmesinin, seyircilerin film boyunca yakalayamadıkları detayların aktarılmasının ve bazı detayların anlam kazanmasının okuyucu için işlevi büyük. Bu bilgi havuzunda, yepyeni bir bakış açısı geliştirmek için yapılması gereken tek bir şey var o da: eleştirilerden beslenerek filmler hakkındaki bilgi dağarcığımızı genişletmek. Sıradan izleyici olmak yerine, sürekli film izleyerek ve eleştirileri okuyarak eleştirmenle aramızdaki bağı güçlendirebiliriz. Bu anlatılanlardan yola çıkarak, sizlere sıradan izleyici ve eleştirmen arasındaki farkı aktarıyoruz:

Sıradan İzleyici:

– Edilgendir, özel bir hedefi olmaksızın filmi algılamakta, görmekte ve işitmektedir.

– Filme bağımlıdır.

– Filmle özdeşleşme sürecini yaşar

– İzleyici için film boş zamanını değerlendirme evrenine özgülenmiştir.

Film Eleştirmeni:

– Etkendir

– Dizisel bağlantılar kurup yargılamak

– Filme bağımlılığı azdır. Film eleştirmene, eleştirmen de filme hakimdir.

– Öbür filmlerle, yönetmenlerle karşılaştırmalar yapar. Yönetmenle özdeşleşme söz konusudur.

Film eleştirmeni olarak ben

Sinegazete.net genel yayın yönetmeni , Milliyet Pembenar film eleştirmeni, Habertürk Ht Hayat Kültür Sanat yazarı ve Psikesinema dergisi sinema yazarıdır. Aynı zamanda Fedeora film eleştirmenleri derneğine üye bulunmakla beraber İspanyolca yeminli tercümandır. İspanyolca, Portekizce, İngilizce ve İtalyanca ve az Almanca bilmektedir. “Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü”​ filminin altyazısını İspanyolca’ya çevirmiş olmanın yanı sıra, ünlü çocuk klasikleri serisini İspanyolca olarak yayına hazırlamıştır. Çok yakın bir zaman önce de Çeviri Derneği’ne üye olmuştur ve sektöre yönelik çalışmalar yapmaktadır. Bunun haricinde, Türk Basınında Sinema Yazarlığı üzerine Yüksek Lisans tezi yazmaktadır.

Tek tıkla aramıza katılın!

Posta listemize abone olun ki e-posta gelen kutunuza gelen yazılarımızdan haberdar olmanız kolay olsun.

Üyelik için teşekkürler

Bir şey yanlış gitti.

Arzu Çevikalp

1982 yılında İstanbul’da doğmakla başlayan hayatım, 10 yaşında yazı yazmakla ve her yazdığını kodlamakla anlam kazanır. Sadece şiir, deneme ve öykü gibi türlerde yazı yazmak yetmez, ilgi alanlarımın genişlemesiyle yepyeni türlere doğru yelken açarım. Film eleştirileri, kısa haberler ve diğer muhtelif sinema yazıları... Açıkça ifade etmem gerekirse, sinema hakkında yazı yazarken tıpkı ufak bir çocuğun annesini gördüğünde sevindiği kadar seviniyorum ve kendimi bembeyaz bulutların arasında dans ediyor gibi hissediyorum. Hiç bırakmayacağım bir görev.

Yorum ekle

Yorum bırakınız

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Haber bülteni