Ana sayfa » Recep Usta: “Onur Saylak benim gözümden tam bir vizyon sahibi”
Röportaj

Recep Usta: “Onur Saylak benim gözümden tam bir vizyon sahibi”

Arzu Çevikalp, Şahsiyet dizisinin Deva’sı Recep Usta ile söyleşti.

Recep Usta

Şahsiyet” gibi önemli bir projede yer alan genç ve yıldızı parlak olan Recep Usta rahat görünümü ve oyunculuk anlamında bilinçli tavırlarıyla direkt dikkatleri üzerine çeken çiçeği burnunda bir oyuncu. Oyunculukta daha yeni olmasına rağmen izleyenlerdeki merak unsuruna olumlu karşılık veren Recep Usta kısa sürede bizi kendine bağlayarak şaşırttı ve böylelikle kendisi ile tanıma fırsatı yakaladık. Bir seri katilin torununu canlandıran Recep Usta’nın, zor yönleri ağır basan komplike bir karakterin kolaylıkla üstesinden geliyor oluşu, ileride çok önemli ve sürekli bahsi geçen bir oyuncu olacağının sinyallerini veriyor. Benimle yaptığı bu keyifli söyleşi için Recep Usta’ya teşekkür ederim.

Bildiğim kadarıyla “Şahsiyet” dizisi senin ilk projen ve bu proje ile dikkatleri üzerine çektin. Bu maceran nasıl başladı, ekibe nasıl dahil oldun?

16 yaşımdan beri sahneye çıkıyorum ve oyunculuğu profesyonel olarak yapmaya çalışıyorum. Uzun süre oyuncu koçu ve metotla çalıştım. Şahsiyete dahil olmam, kendimi hazır hissettiğim koskoca 5 yıla tekabül ediyor. Şahsiyeti oyuncu seçmelerine girerek kazandım.

Dizide çok rahat bir oyunculuk sergiledin. Bu rahatlığı neye borçlusun?

Hayatıma, aldığım eğitimlere ve Deva ‘ya… Deva bu kadar rahat olmasaydı ben de
olamazdım. Bu yüzden bütünleştik diye düşünüyorum.

Recep Usta oyunculuk dışında neler yapar, bize anlatır mısın?

Oyunculuk dışında mesleki açıdan düşünüp yaptığı bir şey yok, ki oyunculuktan başka düşündüğü bir iş yok. Fakat sahnede işime yarayacak ve kendimi geliştirebilecek birçok şeyi hobi olarak yapıyorum.

Şahsiyetteki katil için “Köpek Öldüren” ismini taktın ve devamını getirip bir site kurdun. Kısacası katili fenomenleştirdin. Katilin kedileri sevdiğini bildiğin için mi, köpek öldüren lakabını taktın, yoksa başka bir amacı mı vardı?

Bu sorunun cevabının gizleri Deva2da. Köpek Öldüren hayranlığı Deva’nın tüm hayal dünyasını barındırıyor… Bu yüzden Deva ‘ya hayat veren olarak bu sorunun cevabını benim vermem uygun olmaz. Katili fenomenleştirmek iddialı bir durum, ben kişisel olarak Deva’nın katile meydan okuduğunu düşünüyorum.

Onur Saylak ile çalışmak nasıldı? Seni zorladı mı? Onur Saylak’ı senin gözünden değerlendirirsek, bize neler söylersin?

Onur Saylak ve ekibiyle çalışmak asla beni zorlamadı…Yaptıkları işin profesyonelliği ekibe ve bize inanılmaz kolaylık sağladı.  Onur Saylak benim gözümden tam bir vizyon sahibi, idealist, kaliteli oyuncu ve yönetmen.

“Oyunculuk konusunda ailem kısıtlı imkanlarına rağmen elinden geldiği desteği verdi.”

Agah Beyoğlu ve Deva’nın diyalogları o kadar etkileyici ve derindi ki, yıllarca birbirlerinden uzak olmalarına rağmen, birbirlerine çok fazla şey kattılar. Bu dengeyi tutturmak senin için zor oldu mu? Gündelik yaşamında deden (eğer yaşıyorsa) ile ilişkin nasıl? Oyunculuk konusunda ailen seni destekliyor mu?

Deva’nın dedesi Agah ile olan uyum ve enerjisinin başlıca sebepleri; Recep’in Haluk Bilginer hayranlığı ve bir dedeye hasret olması…

Oyunculuk konusunda ailem kendi kısıtlı imkanlarına rağmen elinden geldiği desteği verdi, vermeye de devam ediyor. İnsan diğer bir insana yakınlık hissediyorsa yıllarca hiç görmese de sıcak ve yakın bir temas kurabilir. Agah bey ve Deva’nın ilişkisinin formülü birbirlerine duydukları sevgi ve merak bence. Oyuncu olarak da Haluk Bilginer gibi bir ustayla kimyamızın tutması beni ayrıca motive etti. Umarım Haluk Bilginer’de aynı yakınlığı hissetmiştir. Benim için onunla çalışmak gurur verici ve çok eğitici bir süreçti.

Deva karakteri ile örtüşen tarafların var mı? Deva gibi biri olmak ister miydin, Deva sana ne gibi yenilikler ve farkındalıklar kattı? Çizginin dışına çıkıp, karaktere şu özelliği ve mimiği da eklemeliyim dedin mi? Karakterini bize nasıl özetlersin?

Deva genç yaşına rağmen gerçek dünya ve kendi dünyası arasında git gelleri olan ve o dünyalar arası savrulup giden çok güçlü bir arkadaşımız. Bedenim Deva’nın ruhuna eşlik ettiği vakitlerde, belirli bir süreden sonra sahnelerde onun dedikleri geçerli olmaya başladı ama sonuçta Deva başka biri, Recep başka biri, oyunculuk metotlarını bu yüzden öğrendiğimizi düşünüyorum. Başka biri olabilmenin sınırlarını veriyor bize oyunculuk.

Recep Usta

“İster anarşist bir ruhla ister realist bir ruhla olsun herkes adalet için savaşmalı.”

Sence hepimiz Deva gibi anarşist bir ruha sahip olup aynı yollarla adaleti aramalı mıyız? Sence Deva’nın en olumlu yönü neydi?

Olumlu, olumsuz diye ayrım yapmak istemem. Tüm karakterlerin iyi ve kötü yönleri vardır. Bunu ayırt etmek çok zor.  Çünkü kime göre neye göre? Bence herkes kendi adaleti için savaşabilmeli. Adalet olmazsa inancını yitirir insan. Adalet duygusu insanın hayata olan bağının güçlenmesini sağlar. İster anarşist bir ruhla ister realist bir ruhla olsun herkes adalet için savaşmalı bence.

Cool, asi, hırçın, zaman zaman sakin, nazik, düşünceli ve aktivist ruhlu deva karakteri kendini bulma çabasında… Gerçek hayatında hiç böyle bir arayış içine girdin mi?

Belki de çoğu insan ergenliğinde böyle arayışların içine girmiştir. Ben girmediysem bile yaptığım ve yaşadığım başka bir olayın temelinde Deva’nın arayışını bulmuşumdur.

“İnsan kendini unutunca diğer her şeyi unutur.”

Dizide Alzheimer hastası olan deden Agah Beyoğlu şu lafı söylüyor: “Nasılsa her şeyi unutacağım, kim olduğumu, ne yaptığımı, anılarımı ve arkadaşlarımı… Ama şahsiyetim ne olacak?” Sence ne olur? Bir insan şahsiyetini kaybedeceğini düşününce cinayet mi işlemeye karar verir? Bunca işlenen cinayetin altında ne yatan ne olabilir?

Bana göre bir canlının ölümüne karar vermek insanoğluna sunulmuş bir vasıf değildir, olamaz, olmamalı. İyi insan olarak insanları değil sadece kötülükleri öldürebiliriz… Belki de bir arayış bunca cinayetin altında yatan bir şey olabilir. Tabi Agah beyin şahsiyetini kaybetmekle ifade etmek istediğinin bu kadar yüzeysel olduğunu düşünmüyorum. İnsan kendini unutunca diğer her şeyi unutur. Benden sonra tufan hesabı cinayetler işliyorsa çok derinde yatan bir yara var.

Her şeyden şikâyet eden ve soyadı ile müsemma olmayan Agah Beyoğlu, Beyoğlu’nda oturmayı sevmediğini belirtip, Beyoğlu’nun bozulduğundan dem vuruyor. Sürekli bir taşınma arzusu içinde… Resmen hayallerinin arasına sıkışıp kalmış, adeta kendi kendine tuzak kurmuş. Katılıyor musun?

Kendi kendimize yarattığımız kilitler yüzünden kendi içimizde sıkışıp kalıyoruz. Ve maalesef bu da gün geliyor Agah Beyoğlu’nun yaşadığı gibi büyük bir patlak veriyor.

Mükemmel bir cinayet işlemek mümkün müdür?

Mümkün olmamasını umut ediyorum. Maalesef ki halen ülkemizde dahil olmak üzere dünyanın her yerinde birçok saçma sebepten dolayı işlenen cinayetleri görmek çok üzücü. İnsan hayatının ne kadar kıymetli olduğu bilincine umarım bir gün varırız.

Şahsiyet dizisi çok fazla kişi tarafından ilgi gördü. Sana göre dizi neden bu kadar tutmuş olabilir? Dizinin yurt dışında gösterilme şansı konusunda düşüncen ne yönde?

İzleyici kitlesi artık bir arayış içerisinde. Ekranda yapılan çoğu iş artık onları doyurmuyor. Şahsiyet onları tatmin eden adanmışlıkla yapılmış bir iş oldu. Yurtdışında gösterime girebilir. Zaten yapımcımız olan firmanın yapmış olduğu kaliteli birçok projenin yurt dışında gösterime girmişliği ve ciddi yer edilmişliği var. Şahsiyette onlardan birisi olabilir.

Sesin çok etkileyici ve vurgulu. Müzik ya da dublaj ile profesyonel anlamda uğraştın mı? En sevdiğin müzik türü nedir ve kimleri dinlersin?

Ben sesimle ilgili bir eğitim vs almadım. Şahsiyet ’ten sonra birçok seslendirme stüdyolarından menajerlik teklifi aldım, fakat şu an kendimi sesimi ön planda tutmanın uygun olmadığını düşünüyorum. Kariyerimde belirli bir yerden sonra dublajın eğlencesini tatmayı isterim tabii ki.

Kitaplarla aran nasıl? Çok okur musun?

Tabii ki okurum. Benim için kitap okumak, kendi atmosferimi yarattığım en güzel hobilerdendir.

Sette ilginç bulduğun bir olay var mı? Yaşadığın deneyimlere dayanarak, dizide yanlış yaptığını düşündüğün bir sahne oldu mu? Kendini ekranda izlerken eleştiriyor musun?

Eleştiri bir sanatçı için bulunmaz bir nimettir bence. Bazen insanların eleştirisi uyuyan yanlarımızı uyandırabiliyor. Ve bende kendimi çok eleştiren, her zaman daha iyisini yapabileceğimi bildiğim için hep zor dediğimiz deneme yanılma yollarından gidenlerdenim.

Bu kadar usta oyuncularla bir arada olurken, hiç tereddüt ettiğin anlar oldu mu?

Olmadı. Zaten enerjileri kimseyi tereddüt ettirmezdi. Mutlu ve umutluydum sette.

Dizi ile iyi bir popülarite kazandın. Bu sana köklü bir değişim sağladı mı?

İşim ve kariyerim gereği birçok farkındalık sağladı diyebilirim. Köklü bir değişim olduğunu söyleyemem. Daha fazla tanınır oldum. Ve daha iyi oyuncu olabilmek için kendimle yarışır oldum. Her zaman daha iyisi için çalışmalıyız.

Yeni çalışmaların olacak mı?

En kısa zamanda çok güzel şeyler olacak. İnanıyorum.

arzu.kultursanat@gmail.com

HTHAYAT

Tek tıkla aramıza katılın!

Posta listemize abone olun ki e-posta gelen kutunuza gelen yazılarımızdan haberdar olmanız kolay olsun.

Üyelik için teşekkürler

Bir şey yanlış gitti.

Arzu Çevikalp

Sözcükler ve İzler
Aydınlık günleri bekleyen bir yazar ve düşünür... Analiz eder, araştırır ve adalet arar. İnsan Hakları için canını dişine takar.
Bildiklerini sözcüklerin sihirli dili ile okuyucuya aktarır ve hiçbir zaman mücadeleyi bırakmaz. Kendine karşı farkındalığı geliştiğinden beri kalemi en kuvvetli silahı olmuştur. Edebiyat, siyaset, sinema ve tarih ilgi alanlarını oluşturur.

Yorum Bırak

Yorum yapmak için tıkla

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.